Öncelikle gelelim bu “Dede Paradoksu” nedir bilmeyenler için; Filmlere dizilere konu olan bu paradoks bir bilim kurgu yazarı tarafından ortaya atılmıştır. Paradoks aynen şöyledir. : Bir zaman makinası icat edip geçmişe gider büyükbabanı büyükannen ile tanışmadan önce ölüdürürsen ne olur?
Mantığa göre göre bir zaman makinası icat edip geçmişe dönüp büyükbabanı büyükannen ile tanışmadan önce öldürürsen büyükannen ile büyükbaban tanışmadığı için baban olmayacak baban olmadığı için sen olmayacaksın ve geçmişe göre gelecekte zamanda hiç olmamış ve makinesi icat edip geçmişe gidip büyükbabanı ölüdürme şansına sahip olmamış olacaksın bu paradoksa göre ya zamanda yolculuk imkansız ya da geçmişe gidilse bile olaylara müdahale edilemez.
Bu paradoks Predestination filminde bi tık yukarı taşınarak mindfuck filmler listesine adını yazdırmıştır.
Not : Zamanda yolculuk bilimsel olarak kanıtlanmamış ( daha doğrusu zaman gezginleri* ) olduğundan bu yazdıklarımı tamamen bilim kurgu cercevesinde değerlendirin.
*Neden zamanda yolculuk için net konuşmayıp sadece zaman gezginleri dediğim konusuna gelicek olursak “Einstein’ın Atom Saati” deneğini araştırmanızı isterim. Ayrıca zamanın nasıl tanımlandığına bağlı bir konu**(**burası farklı bir konu merak edip sorarsanız farklı bir gün fikirlerimi belirtirim)
Neyse konuya dönelim farklı bir teoriye görede zamanda yolculuk yapıp büyükbaban ile büyükannen tanışmadan büyükbabanı öldürürsen zamanda kırılma olur farklı bir paralel evrende farklı bir kişi olarak yaşamaya devam edersin ( Muhtemelen katil olarak hapisanede ) Büyükbabanın ölümüyle birlikte büyükbabanın etkisi altındaki tüm hayatlar kendi yeni hiç yaşanmamış geçmişini yaşar büyükannen farklı biriyle tanışır evlenir ve hiç büyükannen olmamış olur büyükbabanın babası üzüntüsüne dayanamaz oda ölür vs vs bunla ilgili izlediğim en iyi filmlerden biride çok eski olmasına rağmen “geleceğe dönüş” serisidir. Mizahi yönü yüksek bir güldürü filmi niteliği taşımasına rağmen bilim kurgu yönü etkileyici bir seridir.
Benim fikrime gelicek olursa 2. anlattığım teorinin içinde olduğumuzu düşünüyorum
Nasıl içinde sorusuna gelicek olursak.
Doğmadan önceki yokluk hissini düşünün.
Hiç hissetmediniz dimi?
Ama yoktunuz ve yokluğun hisside yok.
Sanki hep varmışsınız gibi hissediyorsunuz hep var olacakmışsınız gibi.
Belki de bu mümkündür “ölümsüzlük”ten bahsetmiyorum.
Öldüğünüzü düşündüğünüz anda farklı bir paralel evrende farklı bir kişi olarak doğup farklı bir yaşam sürüyorsanız?
Yada kendini tekrarlıyan bir döngü içindeyseniz?
Sürekli aynı şeyleri yaşıyıp duruyorsak?
Kendi kuyruğunu yiyerek büyüyen bir solucan gibi…
Beynim yandı tşk.
Zevkle okudum
Hoşuma gitti
Çok iyiydi. Bugün okuduğum en etkileyici yazıydı. Teşekkürler 😊
adam yazmış bize rblemek düşer
Emeğine sağlık. Son kısım reenkarnasyon gibi olmuş sanki bu konuda da fikirlerini belirtir misin birgün ?